21 Şubat 2016 Pazar

            Merhaba. Garip şeyler. Bilinçaltımdaki üç kelimeden biri.Garip, acayip ve tuhaf. Nasıl akarsa öyle gitsin veya inceldiği yerden kopsun. Diğer bi deyişle azdan az, çoktan çok. Burası dünya. Şuan özgürlüğümü kullanıyorum. Tahmin edilemez düşünseller. Kopukluklar. Ruminasyonlar. Geçmişte yaşayanların gelecek kaygıları. Hayal dağıtan sigaralar. Her ne ise.

            İlk yazım olduğundan dolayı genel kimliğimden bahsetmem gerekiyor galiba ( sahnedemisin a pezevenk ).Tanıtım ve promosyon saçmalıkları. Her insan farklı bir dünyadır sözü pek tutarlı gelmemiştir bana. Zira bu nedenle tanışmak için ben bir insanım demek yeterli olmasa da büyük bir kısmı hallediyormuş gibi geliyor.

            Geçmişi bırakıp geleceğe bakmak. Bunun namümkünatından bahsetmek istiyorum. Yaşanmayan anlar'ı yaşanmış'a tercih etmekte pek bi heyecan görülmediğinden, geleceğe bakma çabası anlık motivasyonların dışına pek çıkamaz, zira akıntıya kürek gibi birşeydir. Zaten varlığımız, kişiliğimiz ; anların, alışkanlıkların, cümlelerin tekrarından ibaret olduğundan, geçmişi toplayarak geleceğe yürünebilir. Öte yandan gelecek hissiyatını düşünmek insanı çocuksu bir anlık hisse bürüyormuş gibi geliyor. Kısaca bu cümleyi ortaya atanların asıl amacı ya carpediem'sel bi propaganda, ya da standart fazla düşünülmemiş, muhabbeti kesen hayırlısı sözcüğünün bir tık ötesinde bi laf.

           Şimdi neyden bahsedicem peki. Gri'yi niçin sevmezler anlamam. Gri'ye faşizanlık. Ya siyahım ya beyaz ama asla gri değil. Ol be kardeşim. Her anını hiç flu yaşamamış gibisin. Ya fazla düşünüp işleri karıştırmak istemiyorsun ya da samimiyeti koruyorsun.
    
           Yeterli i guess.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder